19 Eylül 2011 Pazartesi

belki de...

sen neredeysen orada umudum
çok uzakta parmak uçlarımdan
ve daha yakın şu ısıtmayan güneşimden...

başka resimlerde gülümsüyoruz
başımız ayrı yastıklarda uyuyoruz
rüzgarımız aynı ama
farklı şehirlerde üşüyoruz...

duygularımız hem basit hem sonsuz,
ifadesi zor biraz da korkusuz,
beklerken hiç geçmeyen zamanı
kaç geceyi geride bıraktık uykusuz...

kapalı bir kavanozun dibinde belki de
alışmaya çalışıyoruz...

16 Eylül 2011 Cuma

rüya

yeniden döndüm özüme
senin yarattığın bir hikayede
peri tozları düşüyor yüzüme yüzüme...

dün de değilim
bugünü de bitiremedim
yarınım sende.

üstelik hangi yoldan geleceğini bilemedim.
kirpiklerimle hayalini çizdim.

düştü düşlerim yere
ellerimle birleştiremedim.

bir rüya gördüm seninle ama
uyanınca da seni istedim...

29 Ağustos 2011 Pazartesi

keşke...

zamanın bu denli yavaş geçmesinin bir sebebi olmalı,
kastı yok ya evrenin bize...

avuçlarında olması gereken ellerim,
uzaklarda seni bekliyor.
üstelik gece hiç bu kadar siyah olmamışken...

düşünmemek için,daha fazla uyuyorum
düşümde sen...

gittiğin mesafelerin bu denli uzak olmasınınbir sebebi olmalı,
her seferinde 'kendine iyi bak' denmeyecek günler
o kadar da uzak değildir belki de bize.

bir çaresini düşünmek yerine
oturup yıldızlara baksaydık

"keşke bu cümleleri kurmak yerine
şimdi sevişiyor olsaydık"




adın.

adın geçtiği zaman cümlelerde
içim sızlıyor.
ne kadar uzaksan,
o kadar iyi oysa.

artık yabancı gelmiyor başka insanlar,
başka şehirlerde sabahlarım doğuyor.

yüzsüzleşiyorum iyice.
unutmak için seni,
yapmadığım şey kalmıyor.

yine de
adın geçtiği zaman cümlelerde
avuçlarım acıyor...

20 Ağustos 2011 Cumartesi

kalbim...

çok zaman önceydi soğuk yakarışlarım
tadına varamadığım özlemlerim
ayrılık yollarında bıraktığım gülüşlerim
yastığıma döktüğüm sessiz göz yaşlarım

çok çok zaman önceydi...

eksilirken şehirlerde umutlar
ve
bir bir yok olurken

ve hep gelecek geçmişi yargılarken
ellerimde hayal tozları
yaşamaya çalışıyorum...

renklerim küskün,
gülüşlerim eksik,
sözcüklerim yalnız...

hep bir şeyleri bekliyor
bir sonraki belirsiz günden
kalbim...

kalbim,
artık güvenebileceğim tek mabedim...






14 Ağustos 2011 Pazar

-hatıraların bitiyor-

uzun bir yoldan daha uzaktır
kalbinden kalbime mesafe

ve daha acıdır
ellerinle açamadığın yaraları
sözcüklere bırakman...

şehrinin ışıkları tek tek sönerken
güneşin doğuyor.
benim ellerim hala karanlık topluyor...

bendeki hatıralar da artık pek işe yaramıyor...




6 Ağustos 2011 Cumartesi

gitmek...

gitmek bitmek değildir belki de...

bir şeylerin başlaması
bir şehrin terk edilmesi
uzaklara gitmek...

yenilmek değildir belki de...

güneş yine doğar
aynı güneş...

ki sen kısa hayatlara
büyük hikayeler sığdırabiliyorsan,
ve dudaklarınla güneşi yakalayabiliyorsan
bulutların arasından
siyah sokaklardan

sende inanıyorsan
"çocukların bir gün tekrar
şarkılar söyleyeceklerine"

gitmek bitmek değildir belki de...

4 Ağustos 2011 Perşembe

ölmek...

Kendine dair korkular yetiştirirmiş avuçlarında
Dünden kalma yara izleri ile dolu cepleri.

her gün batımında ağlarmış,
çünkü geceden korkarmış...

hep gidermiş
başka şehirlere
hep başka insanlar tanırmış,
yarasında ilaç niyetine...

insanlara sarılıp en büyük hatasını yaparmış...

ve en büyük hayaliymiş,
bir deniz şehrinde
kalbini ellerine alıp
gözlerinden gülüşlerini dökerek

ölmek...

3 Ağustos 2011 Çarşamba

farketmez...

o kadar içimde ki sensizlik...
hala deli gibi aşıkken
ve hala her sabah
yanımda sen varmış gibi uyanırken
unutmak ne mümkün...

artık ne bir mucize bekliyorum
ne de bir umut büyütüyorum içimde...

gelsen de seninim
gelmesen de ...

anladım ki ...

seni sevmek kendimi üzmekten başka bir şey değil...

seni beklemek kendimi kandırmaktan başka bir şey değil...

seni düşünmek artık mutluluk değil...

yalan dolu ağızlarda seni sormak,
hep çıkmaz sokaklarda seni aramak...

seni yazmak,seni çizmek,seni okumak...

benim bu yaptığım olacak şey değil...

özlediysem bunları...

ellerini özledim en çok
beni yaralayan dudaklarını değil.
ve sözlerinden daha yumuşak
saçlarını özledim...

gelişini özledim,
hep acıtan gidişlerini değil...

gülüşlerini özledim,
kızgın gözlerini değil...

kalbini özledim,
en çok da beni gömdüğün kısmını...

masallar

hiç bir beden taşıyamadı sevgimi
dev hüzünlerde boğuldu hepsi.

bencil bir aşka sahibim.

gecelerimin arsız nefesi.

bir mucize beklerim
ellerimde dua sesleri.

kelimelerim paramparça,yabancı.
oysa hiç bu kadar yalnız olmamıştı,
bırakıp gittiğinden beri kalbim...

şimdi susuyorsam özleminden
ve susturuluyorsam kimsesizliğimden,
bitiremiyorsam hala seni içimde
söylenecek hiçbir şey kalmamıştır.

anladım ki artık yalnızca
masallar seni bana bağlamıştır...

sen...

hep bir yansımadan ibarettin.
benliğimin yansıması,
sesnsizliğimin yansıması.
boğazımda düğümlendin
uzun yollar boyunca.
başımı omuzun yerine
cama yasladığımda,
akamayan gözlerimdeydin...

insanların sözlerindeydn
aralarından harf harf
adını çıkardım....

söndüremediğim ışıktın
korkularımı yatağımdan uzaklaştıran...

yatağımın en soğuk kısmıydın
hep ellerimle ısıttığım...

en sevdiğim şehirde
en sevdiğim denizde
ortasında hiç gidemediğim yerdin...
yılanların ulaştığı,gözlerimin uzaktan baktığı...

ve sen umutlarımdın.

avuçlarımda ölü kelebekler
arkamda kırık kalpler
dudağımda buruk gülüşler ile
son verdiğim hayatımdın...

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Dostoyevski

Biraz fazla Dostoyevski okuduysam affet beni.
Seviyorum onu ve seni onun gibi betimlemeyi...

24 Temmuz 2011 Pazar

Tukendik...

Sondan bir onceki yuruyusumuzdu
Elime tutmadigin o aksam
Cok sevdigim istanbul manzarasina
Seninle son bakisimdi.
Yanyana ama aramizda mesafeler ile
Yurumustuk istiklalde.
Hep bilindik,istiklal i hatirlatan muzikler degil
Cok icime isleyen bir sarki caliyordu.
O ses beynimde cinliyordu
'baska sevgilerde teselli bulunca
Iste biz o gun tukenecegiz' diyordu.
O zaman bu kadar anlamli degildi bu soz.
Henuz ellerim sadece seni biliyordu.
Senin tenin hala ben kokuyordu.
Baska insanlari tanimamisken
Baska karanliklarda aydinligi aramamisken
Yanlis insanlarla dusler kurmamisken
Belki o sozlere kulak verip
Birbirimize simsiki sarilsaydik.
Belki icimizdeki yagmura inat
Birbirimize tutunabilseydik,
Su an cok sevdigim bu istanbul manzarasina
Beraber bakardik...

22 Temmuz 2011 Cuma

Vardin,yoksun...

Hep 'ben varim' derdin
Korktugumda,uzuldugumde,kizdigimda
Hep bir umut vardi guluslerinde
Elini uzattiginda hep bir sihir vardi
Parmak uclarindan dudaklarima kadar.
Simdi gun batiyor
Simdi herkes gidiyor
Istanbul kusmus bana belli
Artik hic konusmuyor.
Haya devam ediyor
Hastalik da var saglik da
Huzun de var mutluluk da
Kahkaha da gozyasi da var
Peki ya sen?
Sen o kadar yoksun ki artik,
Kelimelerimin ulasamayacagi yerdesin...

21 Temmuz 2011 Perşembe

Ne farkeder?

Sonra donup baktigin
Ve yarim biraktigin hayatlar 
Ne ise yarar ki?
Bir sonraki adima gecmisse kalbin
Geri donulmeyecek yollari secmisse aklin
Ve artik sevmiyorsa gorduklerini gozlerin
Ne ise yarar ki kal demesi?
Git demesi?
Gel demesi?
Bitiremiyorsan ve baslayamiyorsan
Ne saga ne sola kosamiyorsan
Ellerin,
Ellerin eskisi gibi ,soguk degilse.
Ne ise yarar ki sev demesi?
Sevme demesi?
Ölum yaninda dolasirken
Eslik eden bir kahraman gibi
Saygiyla egilirken onunde
Son seferinde dahi
Onun adini soyluyorsan
Ne fark eder ki onun
Bilmesi?

19 Temmuz 2011 Salı

bilmediğin gibi...

beni sorarsan hala aynıyım.
kimse yok hayatımda.
çoğu zaman yalnızım,bir uçurum kenarında.
daha çok kitap okuyorum,
daha az konuşuyorum.
içten kahkahalarım oluyor yine
arkadaşlarım iyi hepsi yanımda.
bazen küsüyorum sebepsiz
ama hiçbiri anlamadan barışıyorum kendim.
dengesizliğim devam ediyor
(tabi kimse sen gibi çekmez beni)
öyle zamanlarda kaçıyorum kendime.
güneş iyi geliyor bazen.
ama geceleri hüzünleniyorum.
en iyisi bol bulutlu hava sanırım
gözlerim gibi
her an ağlayacakmış gibi.
yeni albümler aldım,yeni grupları dinlemeye başladım.
çok sevdiğimiz filmi bi kaç kez izledim yokluğunda.
sanki her defasında yeni bi anlam çıkarttım.
en sevdiğin yerde hep senin söylediğin yemeği yedim.
güzelmiş meğer,haklıymışsın hep onu yemekle.
birlikte gitme planı yaptığımız ama gidemediğimiz yerlere gitmedim yine.
kıyamadım nedense.
aldığın balonlar elime ulaştı.
teşekkür ederim hepsi için.
herşey bildiğin gibi işte.
unutmadan söyleyeyim
bir tek seni çok özledim...

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Sen yoksun

Gozkapaklarimi seni gormek icin kullanacagim hic aklima gelmezdi...
O kadar yoksun ki...
O kadar uzaksin ki...
Gozlerimle sadece hayaline dokunabilirim...

Sen

Sanma seni hatirlarim,
gittigim yerde mutlulugu bulursam.
Eger bulursam mutluluk senin avuclarinda.
sana yeniden baslarim.

12 Temmuz 2011 Salı

En cok o...

Hep farklidir biri
En cok onu seversiniz
En cok onu ozlersiniz.
Kimlerin gelip gectigi muhim degildir
Siz hep onda baslar,onda bitirirsiniz.
En cok o incitir sizi,en cok o kirar.
Uzer hic uzulmeden.
En cok da o sever sizi.
Sonra en kotu de o gider,
Hic olmamis gibi.
En buyuk yaranizdir
En buyuk ilaciniz.
En imkansizidir.
En uzun gecelerdir bazen,
Bazen en uzak yollardir,bitmek bilmeyen.
En son donup bakarsiniz kendinize.
Elinizden bisey gelmez.
Cekilirsiniz kosenize.

10 Temmuz 2011 Pazar

bir şehir...

Bir şehiri içinde bitirmek kolay mı sence?
üstelik bir şehir seni içinde bitirmeden.
ve bir geceyi karanlığından yıkıp geçerken
düşünmeden,bakmadan,görmeden,
ellerinde silik bir kaç hatıra,
bir yabancının öykü dolu gözeri ile,
uykusuz geceler,sarhoş gülüşler ile,
bir şehiri içinde bitirmek kolay mı sence?
bu mu sana kalan şimdi
bu masal şehirde?

7 Temmuz 2011 Perşembe

Uzak...

Aslinda yalnizlik degil bu
Mutlak ayriligin en kotu zamanlamasi.
Her insan bir sehir gibi
Ve tiklim tiklim ozlemle dolu.
Bir yerden baslarken
Daima bir yerden bitirmeli mi?
Guluslerinde saklanmis pariltilar
Benim sehrime de gelir mi?

18 Haziran 2011 Cumartesi

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!

Lüfer, hamsi, kalkan... kader anı 21 Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

6 Haziran 2011 Pazartesi

Resmin...

Son defa der gibi soyledim icimdekileri
Nefesini aldim dudaklarima koydum
Ellerine dokunamadim sadece yuzune baktim
Her firsatta hatirlayabilmek icin
Bir resmini cizdim
Avuc iclerime.
Gittigin yollar uzuyor
Boyle geceler hic bitmiyor.
Gozyasim dokuluyor avuclarima
Resmin kalbime akiyor.

Katilimsin

Yasak asktan bir isirik gibi,
bogazimda kaldi sana hevesim.
bitirmek kolay degildi.
asilip gecilen yollar ,
uzak sehirler,
yitirilen insanlar.
hepsi bu oyunun bir parcasi.
yasak bir hayati yasamakti
seni sevmek.
bitiremeyince acidi kalbim.
elim yetmedi kesip atmaya.
sen nokta koydun.
katilimsin.

2 Haziran 2011 Perşembe

Gitti...

O gitti.
Ellerimde garip bir huzun birakarak
Gulusumden bir parca alarak.
Icinde koskoca bir sehri yikarak gitti.
Bir kirmizi gul hayali birakarak
Biraz kirgin biraz kizgin belki aglayarak
Karanligin arasindan parlayarak
Kayip sehirden kosarak gitti.
Oysa o da biliyordu
Icindeki cocugun hep dogru soyledigini
Icindeki cocuktan kacarak
Masum bir veda ederek
Gitti...

1 Haziran 2011 Çarşamba

....

şimdi git buradan.
bir dokunuş daha tahammülüm yok
ve bir adım daha yaklaşma
artık dökecek gözyaşım yok.
ellerime bıraktın acı bir veda.
yerle bir ettin
umutlarımla yaptığım sarayımı.
şimdi koşarak git buradan
arkana dahi bakmadan
hiç bir umut bırakmadan
bir ışık yakmadan.
çıktığın kapıyı iyi kapat...

1.06

happy birthday Marilyn :)

26 Mayıs 2011 Perşembe

soğuktur bu sıcaklar...

son çiçek de açar bahçende...
sonra bir şehre yaz gelir.o'nun olmayacağı bir şehire.herkese göre herşey yerli yerindedir.senin renklendiremediğin manzarada,senin yakıştırmadığın yüzlerde,maskelerde.biraz umutlu,bazen mutlu yaşarsın gelen zamanı.kapını tekrar çalacağını bile bile.ısrarla...
gelmez beklediğin el,hep öye beklersin kapıdan.belki sahte bir gülümseme ile hep mutlu görünürsün.oysa güneş bile kapatamaz görünen kısmını karanlığının.kirpiklerinde örtmez gözlerindeki hüznünü,kırgınlığını.
belki geçer dersin.eğer biraz uyursan...

15 Mayıs 2011 Pazar

Şebnem Ferah - Babam Oğlum

uzaktan parlak görünür

herkesten gizli kuytu bir güne uyanmak
kimsesiz bir sabahı içine çekmek.
çok uzaktaki sevgiliyi yanında hissetmek
hani bir sözcük payı kadar aralık dudaklarımı
onun dudaklarına değdirmek
sonra üzerime yıkılan parlak bir şehir
unutulmuş bir şarkı
ama tanıdık bir melodi,
sonra yine aynı şehir
sonra yine aynı akşam
sonra yine aynı insansızlık
sonra yine aynı kimsesizlik.
kendimi seviyorsam
seviyorum öpüşleri
ve sihirli bir dokunuş gibi
geliyor üzerime uyku
uyuyorum
unutuyorum...

10 Mayıs 2011 Salı

yarım kalan

kelimelerim var söylenmemiş
ellerimde,avuçlarımda,gözyaşlarımda.
kalbimi kanatan kokun
omuzumda.
üşüyorum yazın ortasında.
dilinden gitme duysaydım
dilinden tek bir hece ...
bir bilsen nasıl geçiyor geceler
bir görebilseydin tırnaklarımla kazdığım
o düzenbaz hikayemi.
ardından yıkılan cümlelerimi
toparlayamıyorum.
gittin.
ben sustum...

8 Mayıs 2011 Pazar

gülümsemenin gölgesi

en son giderken bıraktığın gölgeyi anımsıyorum.
tüm içimi kanatan
kan kırmızı,
ellerinle parçaladığın gülüşüm
kayıp.
adımların büyüyerek,
koşarak
orada öyleye durarak
gülerek
benden gidişini anımsıyorum.
artık ağlayamıyorum
acımıyorum
susyorum
ama unutamıyorum...

20 Şubat 2011 Pazar

vazgeçtim

bekledim seni sen yoktun.
geçip gitti herkes hayatımdan
bir sen gelmedin
bekledim.
oysa en hırçın bekleyişti bu
içimde boğuluyordum
üstelik bir damla su ile.
rüzgar eserken ben rüzgara karşı
soyunuyordum hep sensizliğimi
kimsesiz kalıyordum ardından.
oysa çok uzun bekleyişti bu
hiç bitmeyecek gibi
hiç dinmeyecek gibi.
şimdi;
beklediğim yerde bıraktım kalbimi
üstelik arkama bakmadan
dönüp gidiyorum.
anladım çünkü,
beklemek değilmiş seni sevmek,
belki de vazgeçmektir.

17 Şubat 2011 Perşembe

terk

her gittiğimde yağmur yağıyor.
gökyüzü ağlıyor paramparça,
ben seni aldatıyorum.
her aldattığımda
yağmur yağıyor.

bir şehirde sessiz bir kadın.
sessiz çığlıkları duyuluyor.
nefes nefese adım adım
gizli kalmış köşelerde
yalanlarla oynuyor.

ağlıyorum,gözlerimde sağanak
seni unutuyorum ağlayarak
karşımdaki yabancı bir el
susarak aldatıyorum seni.

kimseler bilmiyor bu teni
ve senin sesin kulaklarımdaki
içim sızlaya sızlaya gidiyorum
uzaklaşıyorum,kaybederek seni.

buğulu bir camda sisli istanbul
zor bu yollar,gitmek zor.
ağlıyorum
elimde ne kalmış
sokaklar ihanet dolmuş.
seni aldatıyorum.

sokulmayın koynuma en kuytu geceler
ölüm gibi soğuk,giderken bıraktığım izler.
bir ışık,bir ümit,bir bekleyiş bırakmadım
inanki seni,sevmeyerek aldatıyorum...

Bülent Ortaçgil - Şarkılarım senindir

16 Şubat 2011 Çarşamba

aldatıyorum seni

Günler burada senden uzakta öylece geçiyor.
ne zaman aklıma gelsen derin bir nefes alıyorum,
yine yokluğuna veriyorum.
acı bir koku kalmış ellerimde
ve yastığımda birkaç damla gözyaşı.
şarkılar hala seni söylemiyor
ama bende unuttum diyemem.
bir yabancının dudakları bende
bakıyorum şaşkın gözlerimle
nasıl alsattıysan beni
işte öyle aldatıyorum seni.
hangisini söylemek daha zor bilmiyorum.
hem seviyorum
hem aldatıyorum seni...

14 Şubat 2011 Pazartesi

bir ihtimal

siliyorsun onca zamanı
özenle,hiç yaşanılmamış gibi
yok ediyorsun
sevgiyle yazılmış bir öyküyü.
oysa hala ellerimde
kurumamış mürekkebi.
başka bir tene parmaklarınla
başka bir tene dudaklarınla
yazmaya gidiyorsun
benim başlattığım hayatı
başka biriyle yaşamaya gidiyorsun.
söyleyemediklerim var hala sana
hala sana saklanmış gecelerim var
hiçbir faydası olmayacağını bildiğim halde
benim hala umudum var.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Cem Adrian Islak kelebek !!!!

aynıydı herşey

Sana dokundum yüz yılın ardından.
yüz yıldır soğumamış tenin
hala alev alev gözlerin.
sana dokundum onca yolun sonunda
hala yaşlanmamış ellerin
gülüşün yorgun değil,
dudakların eskisi gibi derin.
seni tekrar gördüm onca yaşanmışlardan sonra
orda karşımda!
yaşadığım o anda
hala aynıydı sevgim
ne eksik nede fazla...

kendimce

Bitmiş bir ömrün ardından yaşamaya çalışıyorum.
gel demeyen ele uzanmaya,
mezarda yatan bir ölüyü diriltmeye çalışıyorum.
kalabalık yalnızlğımı azaltmaya,
solmuş bir çiçeği koklamaya çalışıyorum.
kısa yolları uzatıp,
dolanıp dolanıp aynı yere çıkmak benimkisi.
herkesin bildiği şeyi
sır yapıp saklamaya çalışıyorum.
kızmayın bana
kendimce unutmaya
kendimce yeşermeye çalışıyorum...

10 Şubat 2011 Perşembe

bu yuzden...

gozlerim guclu degil sozlerim kadar
sırf seni hala sevdigimi anlama diye
SIMSIKI kapalılar...

8 Şubat 2011 Salı

buruk veda

daha mutlu istedikçe herşeyi
daha berbat hale getirdik
zamanlama kötü değil ama bu kalabalık
içimizden bir şeyler alıp götürdü
peki sen öyle uzak durmaya
hala dokunmamaya kararlı mısın
yazılıp çizilmiş kadere inat
ayaktayken uyumaya razı mısın

yine de herşey için teşekkür ederim
geçip giden günlerimin en güzelleri
senin kollarının arasındaydı

bu sabah gözlerimde yağmur bulutları var
oysa biz ikimiz ağlardık
şimdi sanki şu kapıdan çıkıp giden
sen değilsin de sadece bir rüya
bense seni seviyorum hala....

bencil sevdam

bak gözlerim kapalı ve sen ordasın
hiç olmadığın kadar gerçek
hiç olmadığın kadar benimsin

güzel bir şarkı gibi kulaklarımda sesin
gülümsüyorum dudaklarımda tadın
anımsıyorum bir şehirde büyük kalabalığı
ve biz öpüşerek yürüyoruz yolda adım adım

saçlarımı okşayan rüzgar ellerin olmalı
düşlerimi süsleyen rengarenk bir gökyüzü
güneşi gözlerin olmalı

sen sadece benim olmalısın.
Başka ten koklamamalı
Başka dudaklara dokunmamalı.

Ve aşk sen gittiğin için ölmeli
Başka bir bedende yaşamamalı
Başka birini tanımamalı..

5 Şubat 2011 Cumartesi

bir sehir ve deniz.

En son deniz kokan şehirde gördüm seni
sense,benim şehrimin ,benden alıp
geri vermedikleri arasına karıştın.
beni kendime hapsedip
arkamdan güzelce el salladın.

Kolay gibi gelse de
kolay değil gitmek
sen ve senin gibi yaşayamadıklarımı
yaşadıklarım ile birlikte gömmek.
şimdi seni bana hatırlatıyor her bir renk.
her bir söz
her bir şarkı.
her şeye bir parçanı dağıtmış olmanın tek amacı
beni öldürmek.

Yalansız olsun demiştin
oysa çok zamansız oldu.
gidişinden belliydi,dönüşün yoktu.

Bense ellerim kucağımda
hala seni ve deniz kokan şehri özlüyorum...

3 Şubat 2011 Perşembe

bunlardan...

Bütün bildiğim bu!
ortasında bir gecenin derin bir yalnızlık.
ve soyunur gibi karanlığa
inadına!inadına!
gözyaşlarımdan damlayan
geçmişte kalan insanlar.
elimde avucumda kalanlar bunlar.
ve yüzümde yılların birikmiş hüznü.
derinlerde büyümeyen bir çocuk.
sana verebileceğim sadece bunlar.

1 Şubat 2011 Salı

NİLÜFER ŞEBNEM FERAH - ERKEKLER AĞLAMAZ ( YENİ VİDEO 2011 )

terkedilis

Gece bir baska guzel seni dusununce
yildizlar degil gozlerimi kamastiran
gozlerin!
sozlerin bir melodi kulaklarimda.
gunduzleri,uyanik duslerimde
sen sen kokan guluslerim var.
nereye baksam biz.
amacsizca kapilmamistim hic bir ruzgara.
ve hic bu kadar agir degildi
yuregimdeki his.
simdi gidecegin sehir ne?
ne bu terkedis?
ben burda caresiz.
yollar var sana ulasan
her biri ayri sis.
sen karanliklardan uzanan
yuzunu gozlerime birak
kokunu gecelerime
oyle git...

29 Ocak 2011 Cumartesi

devam edeceğim...

daha bitmedi söyleyeceklerim.
daha en güzel şarkıyı dinlemedim.
elimde rengarenk hayallerim var daha,
gökyüzüne uçurduğum dualarım var.
her bir şehirde kalan hatıralarımın
yarımlıklarını tamamlayacağım.
sımsıkı tutunarak umutlara
yeni bir masal yaratacağım.
yürüyeceğim yorulmadan.
sessiz sessiz değil
bağıra bağıra mutlu olacağım.
dostlarım var dolu dolu
yağmurlarım var daha ıslanacağım.
bir de hala bir kuytum var
henüz kimsenin erişemediği,
kimsenin bilmediği bir yanım var.
daha bitmedi söyleyeceklerim.
devam edeceğim...

27 Ocak 2011 Perşembe

kadınım...

kadınım susma
dökülsün dudaklarından kırmızı kırmızı
aşkın ağzında kalan son tadı.
susma hadi anlat herkese
acılar birikmiş yüreğine
dökülmüyor gözlerinden bile.
susma kadınım
büyük fırtınalarını anlat,
anlat ki ölüm bile korksun
ellerindeki yaralardan
kalbindeki yalnızlıktan.
içinde intihar edermişcesine
asma kelimeleri ruhuna,derinliklere.
kadınım susma
ölümden ötesi varmış işte gördün
sen gecelerce onlara sövdün.
kadınım.
gitme...

26 Ocak 2011 Çarşamba

teoman & bülent ortaçgil - eylül akşamı

sadece

yaprak gibi titrerken koynunda
şimdi acımasızca yaşıyorum.
biliyorum tüm karanlıkları
tüm yağmurları
tüm yalnızlıkları.
biliyorum huzura giden yolu
gidemiyorum!
zamansız öfkelerimi
durduramıyorum.
içimdeki senden kurtulamıyorum.
acıyorum halime,acıtıyorum hep başkalarını.
oysa kimseden birşey beklemiyorum.
sadece silmeye çalışıyorum.
seni,geçmişimi,bitenleri
yitenleri,gidenleri.
sadece şimdi
yaşamaya çalışıyorum.

21 Ocak 2011 Cuma

yapamadıklarım.

saçlarımdan kokun düşer geceye
elime bir kalem alıp yazasım gelir seni.
satır satır,cümle cümle
anlatasım gelir gözlerini,yüreğini.
bağırasım gelir sessizliğimi.
yarama tuz basar gibi
acıtasım gelir suskunluğumu.
yollara vurasım gelir kendimi.
bilmeden,tanımadan gidesim gelir
en kalabalık şehirlerin,en kuytu köşelerine.
buz gibi sulara dalasım gelir
kışın ortasında.
tenimdeki ürpertiyi sana yorasım gelir.
günahlar işleyip senin hatrına,
sonra küskün,üzgün Tanrıya yalvarasım gelir.
sonra gece olduğu zaman
sonra yalnız kaldığım zaman
seni öpüp koklayasım gelir.
kimse hesap sormadan,
senin olasım gelir...

20 Ocak 2011 Perşembe

kırmızı pazartesi...



gözlerinden gözlerime yollar yok artık
yaşamak istediğim herşeyi
ve yarım kalmışları
bir kenara bıraktım
öylece duruyorum sessiz sessiz.
ıssızlığımsın,yalnızlığımsın.
kimsesizliğimin bana verdiği bir kalabalıksın.
sisler şehrindeyim şimdi
senden çok uzakta,
içimde binlerce seninle
yaşıyorum burada.
her şeyde bir hatıranla.
başucumda bir kitap
hani en sevdiğin
hani bırakıp gittiğin gün
"kırmızı pazartesi"...

Aylin Aslim - 4 gün 4 gece



artık gel nerdeysen...

19 Ocak 2011 Çarşamba

başka...

vedalaşırken dokunamadım dudaklarına
sadece bakakaldım
çekip gittiğin yollar
hiç o kadar karanlık olmamıştı.
sözünle bitirdik,unutulduk,yitirdik.
avuçlarımda kalan kokun
her gece biraz daha azalarak öldürüyor beni.
her gün daha çok özlemin vuruyor kalbime kalbime.
senin bile yaşayamadığın kadar yaşadım seni
üstelik sensiz.
artık bitirme zamanı
yeni bir hayata
yeni bir bedene merhaba deme zamanı.
senden kalan tüm izleri
başka birisi ile silme zamanı.
uykusuz gecelerime birini ortak etme zamanı.
sensizlik çok acıtsa da
başka bir dudağı öpmek zamanı.
bir bilsen nasıl tükeniyorum...